Archive for the 'kitap' Category

Jun 07 2008

Olasılıksız üzerine birkaç söz

Published by yigit under kitap

Kitabı okumamışlar için bilgi:

İstatistikçi kahramanimiz, aynı zamanda bir kumarbazdır. Bir gün masada nöbet geçirirken dünyaları kaybedince, hayatı moka sarar, hikaye başlar.

….

yazdım yazdım sildim, özetlemek pek mümkün değil, en iyisi okuyun, aşağısı için geken bilgi ise:

Yoğun düşünceyle, anlık tüm fiziksel etmenler harmanlanırsa, geleceği kestirmek mümkün olabilir. Kesin değil elbet, yazı tura atarken yazı gelme olasılığını, (hile yapmadan) yaptığınız hesaplarla (klimanın rüzgari, yer çekimi, nefes alıp vermeler, dünyanın dönme hızı vs) %99 lara çıkarabildiğinizi düşünün…

Ve kahramanımız Laplace’ın şeytanı

En çok satanlar listesine girmiş, herkesin satın aldığı, okuduğu, konuştuğu şeylere karşı genelde hep antipatim vardır. Bir çok insanda olduğu gibi…

Ancak Adam Fawer‘ın “Olasılıksız”ını okuduktan sonra, gerçekten güzel şeylerin d bu listelere girebileceğini farketmiş oldum (ancak bu diğer kitabı “empati”yi alırken kendimi bir kötü hissetmeme engel olmadı)

Aslında kitabı en çok satan yapan özelliğinin sürükleyici hikayesi olduğu aşikar. Çok sevdiğim İhsan Oktay Anar kitaplarını bile yatakta okurken uykuya yenik düşerken, olasılıksız beni uykusuz gecelere sürükledi, zorla bıraktım kitabı…

Sayısal disiplinde eğitim alan kiminle görüştüysem kitabı çok sevmiş, sözelcilerse matematik hesaplarıyla dolu kısımlara tepkili (sanırım bize en güzel gelen kısım :) )

Ancak bana bu yazıyı yazdıran şey ne kitabın sürükleyiciliği ne de dünyayı sayısal modellemesi. 2.5 yıl önce J. Richard Gott‘un “Einstein Evreninde Zaman Yolculuğu” isimli kitabını okuduğumda (sağolsun beynimi patlatmıştı) “ne ışık hızından daha hızlı olabilir, yani zamanda yolculuk imkansız mı?” sorusunu çok sordum, ama aklıma kayda değer bir cevap gelmemişti. Ancak Adam Fawer bu soruya cok güzel bir yanıt bulmuş. Düşünce … Aslında bunun bilimsel yanıtı henüz yok sanırım, ancak çok mantıklı görünüyor, belki ışık hızını geçemese de, beynin paralel düşünebilen kapasitesi aynı verimi sağlayabilir, yeterince konsantrasyon ve veriyle de bu başarılabilir.

Holey ne güzel geleceği bilelim lay lay lom” demiyorum, ancak düşünün, paralel evrenler, zamanda yolculuk ve daha bir çok şey, belki bunları biraz daha anlamlandırırsak dünyaya bakışımız çok değişebilir. Aslında herşeyin paralel bir evrende farklı bir şekilde yaşanıyor olması, bu verinin sonsuz büyüklüğü… Küçükken TV’de Hugo’nun tren macerası gibi, hep yollar seçiliyor, sonra bunlar birleşiyor… İşte seçilen yolları atlayıp birleşimleri görebilsek, buna göre davranabilsek. Ya da sadece ben bunu yapabilsem :)

Sadece konsantrasyon & konsantrasyon & konsantrasyon…

Ne dersiniz, belkide geleceği bilen tanrı, nasıl bilineceğini içimize kodlamıştır? Bir dk! Hem paralel evren diyorum hem geleceği bilmekten bahsediyorum,bunlar çakışmadı mı? Bence çakışmadı, olay hangi paralel evrende olduğumuzu farketmekte ve mümkün olursa, istediğimize geçmekte….

Belki tanrı dünyayı özyinelemeli (recursive) tanımlamıştır, biz nasıl yapıldığını keşfedince görevimiz yeni birtane yaratmaktır….

Adam sana sonsuz teşekkürler, determinizme olan saygımı geri getirdiğin için… Bakalım empati neler getirecek….

2 responses so far